Kategori arşivi Biyogaz Arıtma

ileadmin

Biyogaz Nem Alma Sistemleri

Digester (çürütücü) tank çıkışında biyogaz tamamen suya doygundur ve %100 bağıl nemdedir. Neme doymuş biyogaz, özellikle gaz motorları için büyük problemler teşkil etmektedir. Digester çıkışı yaklaşık 35°C sıcaklıkta 1 Nm³/sa biyogaz yaklaşık 47 gr su buharı taşımaktadır. Bu sıcaklık değerinin altına düşüldüğü noktalarda su taşıma kabiliyeti azalan biyogaz içindeki su buharı suya dönüşmektedir. Öncelikle hatlarda kondens oluşumuna sebep olan bu durum prosesin ilerleyen noktalarında çok daha farklı problemlere de zemin oluşturmaktadır. Biyogaz içindeki hidrojen sülfür (H₂S) su ile buluştuğunda sülfürik aside dönüştüğü için problem sadece kondens suyu problemi olmaktan da çıkmaktadır.

Biyogaz nem alma sistemleri bir diğer deyişle biyogaz chiller sistemler kondens ve kondese bağlı istenmeyen durumların önüne geçmek amacıyla kullanılmaktadır. Chiller sistem genel çalışma prensibi; kapalı devre soğutulan salamura sıvının, eşanjör iç yüzeyinde temas ettirilmesi esasına dayanmaktadır. 30-38°C sıcaklıkta eşanjöre alınan biyogaz, burada salamura sıvısı tarafından soğutulan yüzeyle temas ettiğinde hızlı bir şekilde yoğuşma meydana gelir. Nem taşıma kabiliyetini çok hızlı bir şekilde yitiren biyogaz içindeki su buharı suya dönüşür. Eşanjör çıkışı separatörde su tutulur ve biyogaz nemi alınmış şekilde gaz motorlarına gönderilir. Dünyanın önde gelen gaz motor üreticileri, kesinlikle neme doygun gaz ile besleme yapılmamasını önermektedir.

ileadmin

Biyolojik Desülfürizasyon Sistemi

Biyogaz içindeki hidrojen sülfür (H₂S) seviyesinin makul seviyelere düşürülmesi için kullanılan yöntemlerden birisi de biyolojik desülfürizasyon sistemleridir. Bu yöntemde biyogaz özel dolgu malzemesi ile dolu kule içerisinden geçirilir. Kimyasal desülfürizasyon sistemlerinden farklı olarak, biyolojik desülfürizasyon sistemlerinde biyogaz herhangi bir kimyasal ile temas etmez. Kule içerisinde oluşturulan ve dolgu yüzeylere tutunan özel bir bakteri yardımı ile hidrojen sülfür giderimi sağlanmaktadır. Bakteri hidrojen sülfürle beslenir ve proses sonunda seyreltik asit ortaya çıkar. Bunun için de oksijene ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle kule içerisine kontrollü şekilde oksijen ve bakterileri beslemekte kullanılan özel besin takviyeleri yapılmaktadır. Biyolojik desülfürizasyon ilk yatırım maliyeti, kimyasal desülfürizasyona göre daha yüksektir fakat işletme maliyeti olarak kimyasal desülfürizasyon yöntemlerine göre daha avantajlıdır.

Renetek olarak kendi geliştirdiğimiz tasarımlarla biyolojik desülfürizasyon sistemlerinde yaşanan en büyük problemlerden biri olan tıkanmalara karşı özel çözümler sunuyoruz. Proses gereği ortaya çıkan elementer sülfürün kule dolgularını tıkaması bu sistemlerde yaşanan en büyük problemlerden biridir. Hidrojen sülfür değeri arttıkça kule içi dolgularda çamurlaşma da artmaktadır. Kule içi özel dizaynımızla bu istenmeyen durumu mümkün olduğunda engelliyor ve tıkanma periyotlarını azami sürelere çıkarıyoruz. Kule giriş ve çıkış basınç değerlerini sürekli takip ederek olası tıkanmalar sürekli takip edilmektedir.

ileadmin

Kimyasal Desülfürizasyon Sistemleri

Kimyasal desülfürizasyon sistemlerinde; hidrojen sülfür(H2S) içeren biyogaz, özel dolgu malzemesi ile dolu kule içerisinden geçirilir. Kimyasal içerikli su ile temas ettirilen hidrojen sülfür gazı, kimyasal tepkimeye girerek faz değiştirir. Gaz fazından, sıvı faza dönüşen Hidrojen Sülfür (H₂S) böylelikle biyogaz içinden arıtılmış olur. Kimyasal desülfürizasyon sistemlerinde genellikle, kolay temini ve ekonomik fiyatları sebebiyle sodyum hidroksit (kostik) kullanılmaktadır. Kimyasal dozajı, otomasyon sistemi tarafından pH kontrolü esasına bağlı olarak otomatik yapılmaktadır. Sistemde sirküle olan çevrim suyu da otomasyon sistemi tarafından sürekli kontrol edilmekte ve belirli periyotlarla blöf edilerek sisteme taze su alınmaktadır.

Renetek olarak dizayn ettiğimiz kimyasal desülfürizasyon sistemlerinde azami iş güvenliği ve asgari arızayı hedefliyor ve sistemi bu amaca uygun ekipmanlar kullanarak tasarlıyoruz. Gazın temas ettiği ve etme ihtimalinin bulunduğu bütün alanlarda, patlamaya karşı koruma (exproof) sertifikalarına sahip ekipmanlar kullanılmaktadır. Sistem kabininde olası gaz kaçaklarını tespit etmek için hidrojen sülfür ve metan dedektörleri kullanılmaktadır. Sistemde olası tıkanmaları önceden algılayarak plansız duruşların önüne geçmek için fark basınç sensörleri kullanılmaktadır. Kimyasal desülfürizasyon sistemlerinde de, biyolojik desülfürizasyon sistemlerinde olduğu gibi kule içi tıkanmalar meydana gelmektedir. Kullanıcı tarafından talep edildiği taktirde yedek kule sisteme dahil edilmekte ve tıkanma başladığında otomatik kule değişimi sağlanabilmektedir. Sonrasında tıkanan kule otomatik olarak kimyasal yıkama yapılarak bir sonraki çevrime hazır hale getirilmektedir.